Yeni Mercedes ML Yol Testi

Yeni Mercedes ML veya M-Sınıfı. Hala Mercedes’in neden ML değil de M-Sınıfı markasını kullandığını anlamış değilim, zaten bu yazıyı yazma sebebim de bu değil. Mercedes ML benim için her zaman özel bir yere sahip olmuştur, 1997 yılında ilk ML modelini gördüğüm zamanı hala hatırlarım. Hatta İstanbul’da gördüğüm ilk ML 320’nin yerini hala unutmadım. Mercedes ML modelini 1997 yılında piyasaya sunduğu zaman, tam anlamıyla ML’ye rakip bir ürün bulunmamaktaydı. Daha doğru SUV pazara yoktu, böylece de Mercedes ML tartışmasız lider olmuştu.

Maalesef bu güzel tablo böyle devam etmedi, SUV pazarında hemen hemen her markanın en az bir modeli bulunmakta ve bu durumda Mercedes ML’in üstüne düşen yükü arttırmakta. Maalesef artan rekabete rağmen, 2005 yılında piyasaya sunulan ikinci nesil Mercedes ML tasarım olarak çok rekabetçi değildi; hatta en muhafazakâr tasarıma sahip Mercedes bile diyebilirim. 2005’den 2011 yılına kadar Mercedes ML beni heyecanlandıran araçlar arasına giremedi.

Şimdi ise Mercedes yeni ML’i piyasa sundu! Yeni ML her anlamıyla yeni bir araç, özellikle tasarımsal olarak durağan Mercedes tasarımından kurtulmuş ve pazarda ki diğer araçlarla daha sıkı rekabet edebilecek bir düzeye geldi. Tabii yeni Mercedes ML’e hangi açıdan baktığınıza bağlı! Kişisel görüşüm, yeni ML’in ön tasarımı çok başarılı ve tam anlamıyla bir arazı aracı olduğunu hissettiriyor. Yeni ML’in arkasına baktığım zaman ise maalesef aynı duyguları paylaşmam çok zor! Özellikle, çamurluk kısmının fazlasıyla geniş olması lastikleri gereğinden fazla küçük göstermekte ve gözüme hoş bir görüntü yaratmadı.

Yeni ML’i sadece önü ve arkasına bakarak yorumlamak pek doğru olmaz. Bu yüzden de 24 saatimi yeni ML ile geçirmeye karar verdim. Mercedes-Benz Türk, ML350 CDI modelini bana temin etti ve maceram başladı.

İstanbul’da yaşamadığımdan, hangi saatte trafiğe çıkmamam gerektiğini bilmiyordum ve enteresan bir test sürüşü ile başladım. Öncelikle, yeni Mercedes ML önce ki modellerine göre çok daha rahat, daha sportif ve kesinlikle İstanbul’un saat 6 iş çıkışı trafiğinde yormuyor. Tabii bu yorgunluğu azaltmak için mutlaka radarlı hız sabitleme ve otomatik fren yapma sistemi olan Distronic Plus’ın almalısınız. Çok pahalı onun yerine daha büyük jant alırım veya AMG paket alırım gibi bir yanlışlık yapmayın ve direk Distronic Plus’ı alın. Bu sayede İstanbul’un dur kalk trafiği sizi değil, ML’i yorar ve siz hiçbir pedala basmadan işten evinize gidebilirsiniz.

Dur kalk trafik her şey değil! Mercedes ML teknik olarak bir jip ve jipler maalesef minik değil. Çoğu zaman da jipleri kullanırken boyutlarını hissetmeniz kaçınılmazdır. Yeni Mercedes ML’de bu sorunu yenmişler, 4,8 metre olan boyutu ile İstanbul’da hiçbir sorun yaşamadan çok rahat bir şekilde her yere ve her çeşit dar oto parka girebildim. Tabii bu size anlamsız bir özgüven vermesin ML’i, Smart’ın sığabileceği bir yere park etmeniz pek mümkün değil!

Yeni ML’deki güzel bir fonksiyon ise ECO moduydu. ECO modu sayesinde anlamsız yere motorun çalışıp yakıt tüketmesi sona eriyor. ML sizin kullanım durumunuz analiz ederek uygun durumlarda, araç hareketsiz durumdayken motoru kapıyor ve frenden ayağınızı çeker çekmez motoru çalıştırıyor. Maalesef birkaç kez kötü zamanlarda motoru kapadı ve zaman kaybettim. Bu sorun Mercedes’e özgü değil her markada var. Bu durumu engellemek içinde ECO düğmesine basmak yeterli.

Yeni Mercedes ML’in navigasyon sistemi gerçek anlamda hayatımı kurtardı! İstanbul’u bilmeyen biri için en önemli aygıtlardan biri olan navigasyon sistemi, yeni ML’de kullanım olarak çok basit ve istediğiniz yere götürüyor. Bu güzel durum ise, Google Maps’ın sistemi olmaması yüzünden bazı noktaları bulmam zamanımı aldı. Navigasyon ile oynarken dikkatimi çeken diğer bir özellik ise yeni ML’in tüm iç kısmının deriyle kaplı olmasıydı. Daha çok ultra lüks markalarda görmeye alıştığım, her noktanın deri ile kaplanması artık yeni Mercedes ML’de de mevcut ve harika gözüküyor. Yeni ML’in iç tasarımı biraz fazla klasik olsa da, ergonomi ve üretim kalitesi olarak kesinlikle harika ve uzun yollarda kesinlikle sizi yormuyor.

Yol tutuş ve direksiyon ise Mercedes’in klasik karakterinden daha canlı ve yollu daha iyi hissediyorsunuz. AirMatic havalı süspansiyon ise kesinlikle harika! Konfor konumumda yol ile bağlantınız kalkıyor, spor konumda ise büyük boyutuna rağmen sportif bir sürüş sunuyor.

ML’de kullanmaktan hoşlandığım diğer bir özellik ise DSR yokuş iniş yardım sistemi. Bu sistem önceki nesil ML’de de bulunmaktaydı fakat DSR için yeni bir kullanım alanı keşfettim! Taksim’deki Kazancı Yokuşu ve alış veriş merkezlerinin dik rampaları tam anlamıyla bu sisteme uygun. Çok dik bir rampaya geldiğiniz zaman DSR’yi çalıştırın ve hızınızı 15 km/h ile 18 km/h arasında ayarlayın. Bu sayede hiç zahmetsiz bir şekilde en dik rampayı sorunsuz bir şekilde inebilirsiniz. Özellikle yağmurlu zamanlar da çok işe yarayan bir sistem.

Son olarak, yeni Mercedes ML önceki nesilden kat ve kat daha iyi. Sürüş karakter, işçilik ve üretim kalitesi olarak yeni nesil olduğunu kanıtlamakta. 3 litre dizel motoru ve 7 ileri otomatik şanzımanı harika bir uyum içinde çalışmakta ve Mercedes’in eski geç tepki verme sorunu artık geçmişte kalmış. Ekonomi olarak da umduğumdan çok daha başarılı çıktı. 200 km’ye yakın dur kalklı bir İstanbul trafiğinde çeyrek depodan az bir yakıt tükettim! Tavsiyem, yeni Mercedes ML’i mutlaka deneyin, beğenmeme ihtimaliniz çok yüksek değil :)

Mercedes ML 350 CDI; 3 litre turbo dizel motor, 255 beygir ve 619 Nm torku üretmekte. 100 km/h’ye ulaşmak için sadece 7,2 saniyeye ihtiyaç duyuyor. 179 g/km CO2 emisyon düzeyi ile de çevreci bir araç olduğunu vurgulamakta.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tags from the story
,
Written By
More from Uygar Kilic

More Photos!

From today, I will be posting more high quality pictures for each...
Read More